Beş gol yediğimiz maç sonunda düşündüklerim

Abdullah TANYOLAÇ 25 Şubat 2018
Abdullah TANYOLAÇ

Tüm gerçekler gözler önüne serili olmasına rağmen; anlı şanlı medyamız ve futbolu çok çok iyi bilen ulemalarımız Bayern Münih, Beşiktaş maçından önce; İki takımın kadrolarını mukayese ettiler. Bayern de bunlar, Beşiktaş’ta da şunlar var dediler. Üst düzey oyuncuları da, bu ondan daha iyi, o bununla denk, şu bundan kötü diye karşılaştırdılar. Bayern Münih gruptan ikinci, Beşiktaş birinci çıkmıştı diyerek kâğıt üstünde bizim tarafı üstün gösterme amacı güttüler. Hatta “onlar yenildiler, biz yenilgi almadık” diye Beşiktaş’a puan üstünlüğü de sağlattılar. Artımız olarak değerlendirdikleri durumu, “Şenol Güneş’in 3 sezondur takımımızın başında olması büyük şansımız” diye sundular…

Israrla beraberliğin sürpriz sayılmayacağını, galibiyetimizin ise yadırganmaması gerektiğini ifade ettiler…

Maçın bitiminde ise; Sonucu Vida’ya bağlayanlar çıktı. Kimileri “Şenol hoca, sahaya yanlış kadro sürdü” dedi. Quaresma hiçbir şey yapmadı, Fabri ilk yarı biterken o golü yememeliydi diyenler de oldu, Vagner o pozisyonu golle sonuçlandırmalıydı diye ah vah çekenleri de izledik…

“Maç öncesi gaz pedalına sert bir şekilde basmayı, maç sonrası ise sessizce gaz kaçırmayı” eski alışkanlıklarımız olarak yaşadık.

Oldum olası, futbolumuzda gerçeklerle yüzleşemedik. Aslında her alanda, düzeyli olabilmemiz için kendimizi iyi tanımamız, çok çalışmamız ve hedef belirlememiz şart!

Bayern Münih 1900, Beşiktaş 1903, Almanya’da futbolun federasyonu DFB 1908, TFF ise 1923’de kurulmuş…

Almanya’da futbol, bilimin ışığında, alt ve üst yapı eğitimleriyle ve nitelikli organizasyonlarla öğretilmekte…  Türkiye futbolunun altının dibi tutmuş durumda, plansız, programsız çalışmalarla zaten belirsiz olan yarınlara ulaşamadan yanıp gidecek. Pastanın kremalı yeri diye tanımlayabileceğimiz, futbolumuzun en üst tarafı ise yalan, dolan, riya ve rüyalarla zamana oynamakta…

Maçla ilgili yorumumu üzülerek yazmak zorundayım; İstanbul orijinli dişli, henüz iş başladığı anda iş göremez hale gelen vida sayesinde paramparça olmuştur. Başka hatalı aramaya gerek yoktur. Kabahatli olan o kırılan vidadır. Münih markalı mekanik çark ise sağlam bir tornavida ile cıvatası, vidası işlevine göre yuvalarına yerleştirilerek ve gücü oranında da sıkılarak çalışmasını kusursuz tamamlamıştır…

Haydi, futbolumuzun gerçek sahipleri yine konuşmaya devam edin. Futbolumuzun gelişmesi için yine yol gösterin değerli otoriteler. Her maçın galibi futbol ukalaları, meydan yine sizin! Stüdyolardaki koltuklardan haykırmayı sürdürün. Aldatılmayı kader gibi kendine yakıştıran futbol sevdalıları, sizi dinlemek için çoktan yerlerini aldılar bile! İzmir marşıyla uğurladığınız Beşiktaş, Mehteran eşliğinde ileriye bir ayak dahi atamadan, beş adım geri giderek Türkiye’ye döndü. Kına yakalım mı, ne dersiniz?

Saygı ve sevgiyle kalın…

Not: Yarın iki ülkenin ve kulübün futbol gerçeklerini ve de oynanan maçın istatistiklerini içeren yazımı sizlere ulaştıracağım.

 

Yazarın tüm yazıları