Devre arası geyikleri

Hasan YAVAŞLAR 2 Ocak 2019
Hasan YAVAŞLAR

Süper Lig’de devre arası geldi, çattı.

 Finansal Fair-Play’in devreye girmesi ile, acı gerçeklerle yüzleşen ligimizde, bu sezonun devre arası daha renkli geçeceği benziyor.

VAR uygulaması sayesinde haksız puan kazanımlarının bir kısmını artık hanesine yazdıramayan büyütülmüş takımlar, mali disiplin sayesinde de transfer hovardalığından vazgeçmek zorunda kaldı.

Hal böyle olunca, Süper Lig’in gerçeğe en yakın puan durumu ortaya çıktı.

Gerçekler bu kadar çıplak vaziyette karşımızda durmasına rağmen, ‘Devre arası geyikleri’nde farklılık beklemiyorum.

Büyütülmüş takımlar yine hakem hatalarından, rakiplerinin haksız kazançlarından bahsedecek.

Takım ayırmaksızın söylüyorum; camialarına şirin görünmek zorunda olan yöneticiler, VAR sistemini bile eleştirecek.

Bu eleştiriyi yapacak takımlardan Galatasaray, Antalyaspor’u Cüneyt Çakır ile birlikte yendiklerini asla söyleyemeyecek. Çünkü bu kulüpleri yöneten isimler, doğru durum tespiti yapmak yerine, camiaları kandırarak günü kurtarıyor. Yani taraftarını aldatıyor.

Örnek mi? Antalyaspor-Galatasaray maçından sonra Cüneyt Çakır’ı yere-göğe koyamayan Fatih Terim, aynı hakemi yenildikleri bir kupa maçından sonra yerin dibine sokmuştu. Özetle; nabza göre şerbet vererek günü kurtarıyordu.

Galatasaray ile birlikte Beşiktaş ve Fenerbahçe, yıllardır hakem hataları ile haksız puan kazandıklarını unutacak.

Transfer döneminde yaptıkları hataları örtbas etmek isteyen, camialarının hesap sormasını engellemek isteyen yöneticiler, 1 aylık arada transfer konusunda müjde üzerine müjde verecek. Seçim döneminde seçmenini ‘müjde’ manyağı yapan siyasiler gibi taraftarına adeta ‘Barcelona’ takımını kuruyor izlenimi verecek.

Yıllardır bu filmi izledik, Türk futbolunun geldiği nokta ortada.

Bugün bir spor kulübünün borcunun 2-3 Milyar TL olduğunu düşünürsek, nasıl bir soygun ligini izlediğimiz daha iyi anlarız.

Kulüpleri borç batağına sürükleyen, Türkiye içinde birbirlerini yerken Edirne’nin dışında rezil olmaktan öteye gidemeyen Türk futbolu yine bir devre arası klasiği yaşayacak.

Ancak futbolda bazı alışkanlıklar geride kalıyor. Günü kurtarmaya yönelik demeçler ve eylemler artık işe yaramıyor.

Altyapısına ve gençlere önem veren takımların başarılı olacağı bir döneme giriyoruz.

Türkiye Süper Ligi’nde bunu en iyi yapan kulüpler Bursaspor ve Antalyaspor.

Antalyaspor olarak sezon başında mecburen başlatılan gençleşme operasyonu aynen devam ettirilmeli.

Günübirlik başarı konusunda sıkıntı yaşanabilir, ancak orta ve uzun vadeli planlamada ‘şampiyonluk’ şarkılarını söylemenin yolu buradan geçiyor.

Doğukan, Bahadır, Harun, Drole, Birkan, Fehmi, Sergen, Osman gibi gözbebeği gençlere ağırlık verilmeli.

Mevcut takımdaki Vainqueur, Barrada, Danilo, Cissokho gibi isimlere verilen şanslar, gençlere karşı daha cömert verilmeli.

Büyütülmüş takımlar günü kurtarmaya çalışırken, mecburen girilen doğru yolda ilerlemeye devam edilirse, Antalyaspor için şampiyonluk çok uzakta değildir.

Son yıllarda ligi sürklase eden Beşiktaş, böyle bir dönemin ardından zirve yapıp 2 yıl üst üste şampiyon oldu. Yıllar önce şampiyon olan Bursaspor da, aynı yolu izledi.

Devre arası geliyor. Birileri Başkan Ali Şafak Öztürk’ü frenlemeli. Yoksa, ikinci bir Nasri-Menez faciasını bu takım kaldıramaz.

Yazarın tüm yazıları